Özdağ: Hukukun olmadığı yerde ekonomik gelişme olmaz
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Yenimahalle İlçe Başkanlığında düzenlediği açıklamada Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Yenimahalle İlçe Başkanlığında düzenlediği açıklamada Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Yenimahalle İlçe Başkanlığında düzenlediği açıklamada Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ; Ankara Güvenpark’ta 37 gündür eylem yapan gazilere yönelik polis müdahalesi, terör eylemlerine yönelik kutlamalar, Furkan Vakfı’na operasyon, İsrail’in Suriye’deki saldırıları, Suriye’deki PKK/YPG yapılanması, MHP’ye ilişkin iddialar ve Türkiye ekonomisi hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu.
Özdağ, konuşmasının başında Ankara Güvenpark’ta 37 gündür haklarını almak amacıyla demokratik direniş gerçekleştiren gazilere yönelik sabah saatlerinde operasyon yapıldığını öne sürdü.
Özdağ, yaklaşık 500 polisin katıldığı operasyonda gazilerin bulundukları alandan alınarak Bilkent’teki rehabilitasyon merkezine götürüldüğünü belirterek, “Gazilerimiz karga tulumba, her birisi ona yakın maskeli polis memuru tarafından yattıkları araziden, yataktan değil araziden, çimlerin üzerinden alınarak Bilkent’teki rehabilitasyon merkezine götürülmüşlerdir” dedi.
Gazilerin daha sonra rehabilitasyon merkezinden çıkarak İçişleri Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak üzere yola çıktıklarını belirten Özdağ, polis tarafından yollarının tekrar kesildiğini söyledi.
Gazilerin araçlardan inerek Bilkent’te yolun üzerine yattığını ifade eden Özdağ, “Bu gazilerden neden bu kadar korkuyorsunuz? Bu insanlar hayatlarını devlet ve millet yaşasın diye verdiler. Bacaklarını verdiler, kollarını verdiler, gözlerini verdiler. Şimdi İçişleri Bakanlığı önünde bir açıklama yapmalarını neden engelliyorsunuz?” diye konuştu.
Özdağ, 15 Ağustos’ta Mersin, Adana ve Ankara’nın bazı ilçelerinde PKK’nın geçmişte gerçekleştirdiği terör eylemlerinin sözde kutlanmasına yönelik gösteriler yapıldığını ve havai fişekler atıldığını iddia etti.
DEM milletvekillerinin sosyal medya paylaşımlarına da tepki gösteren Özdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek bu eylemler hakkında soruşturma açılmadığını savundu.
Özdağ, “Genel Kurul'da yaptığı konuşma için, Anayasa'nın açık hükmüne rağmen İYİ Parti Grup Başkan Vekili için soruşturma açılıyor da terör eylemi kutlamasını kutlayan DEM milletvekili için neden kin ve düşmanlığa tahrikten soruşturma açılmıyor?” ifadelerini kullandı.
Kayseri’de Abdullah Öcalan’a yönelik sert ifadeler kullanan genç bir kadının gözaltına alındığını belirten Özdağ, buna karşılık bir futbol maçında rakip takım taraftarına yönelik tüfekle ateş ediyormuş gibi hareket ettiği iddia edilen bir kişi hakkında işlem yapılmadığını öne sürdü.
Özdağ, Furkan Vakfı’na yönelik gerçekleştirildiğini söylediği operasyonu da gündeme taşıdı.
Operasyon haberinin Cumhurbaşkanı’nın bir danışmanının X paylaşımından önceden duyurulduğunu iddia eden Özdağ, “Bir cemaat ve tarikat iktidarı desteklemiyorsa cemaat ve tarikat değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Özdağ, sürecin iktidarı desteklemeyen diğer tarikat ve cemaatleri de kapsayacak şekilde devam edeceğini düşündüğünü söyledi.
Uluslararası gelişmelere de değinen Özdağ, İsrail savaş uçaklarının İdlib’de bir askeri üssü ve havaalanını vurduğunu belirterek bunun Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu savundu.
Özdağ, “İsrail uçaklarının sınırımızın burnunun dibine kadar gelmesine nasıl izin veriyorsunuz?” diye sorarak hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.
Suriye’de sivil amaçlarla nehir üzerinde köprü yapan Türk askerlerinin üzerinde İsrail F-35 savaş uçaklarının dolaştığını da iddia eden Özdağ, Türkiye’nin bölgede caydırıcılık politikası uygulaması gerektiğini savundu.
“Eğer İsrail savaş uçakları İdlib'e kadar gelip Türk hava sahasına bu kadar yaklaşabiliyorsa, Türk savaş uçakları neden Suriye'nin güneyinde ve Şam'ın üzerinde uçmuyor? Neden Golan Tepeleri'nin üzerinde uçmuyor? Caydırıcılık böyle olur” ifadelerini kullandı.
Özdağ, Suriye’de PKK tarafından YPG yapılanmasını oluşturmak üzere gönderildiğini öne sürdüğü 11 kıdemli PKK mensubundan söz etti.
Bu kişilerin Türk askerlerine yönelik terör eylemlerinde yer aldığını iddia eden Özdağ, söz konusu isimlerden birinin Türkiye tarafından arananlar listesinde bulunduğunu ve hakkında 20 milyon lira ödül olduğunu ileri sürdü.
Bu kişinin Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olduğunu iddia eden Özdağ, “Hani Şam’ı fethetmiştiniz? Hani Şara sizin dostunuzdu, çay içiyordunuz, kahve içiyordunuz, her dediğinizi yapıyordu?” diye konuştu.
Söz konusu kişinin Türkiye’nin arama listesinden çıkarıldığı iddiasını da gündeme getiren Özdağ, “Yarın bu katil Ankara’da kırmızı halıyla karşılanıp Türk generalleriyle el mi sıkışacak?” ifadelerini kullandı.
Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’deki danışmanlarından birinin Barzani ailesine ve konutuna yönelik saldırıyı üzüntüyle karşıladığına ilişkin açıklamasını da değerlendirdi.
Irak Türkmen Cephesi mensuplarının Kerkük’te baskı altında olduğunu savunan Özdağ, “Üzülmesi gerekenler herhalde önce Irak Türkmen Cephesi'nin Kerkük'te baskı altında olan mensuplarıydı” dedi.
Özdağ ayrıca, Hakkarili bir aşiret reisinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaretinin ardından “çerçeve yasanın Kürdistan’ın dört parçası için geçerli olduğu” yönünde bir açıklama yaptığını iddia etti.
Bu açıklamanın MHP Genel Merkezi tarafından yalanlanmadığını öne süren Özdağ, “Sayın Bahçeli, eğer gerçekten bu zatın iddia ettiği gibi bu yasa, çerçeve yasa Kürdistan'ın dört parçasında da geçerli diyorsa, Türkiye'nin güneydoğusunu Kürdistan kabul ediyor demektir. Bu noktaya mı geldik?” diye sordu.
Özdağ, esnaf ziyaretleri sırasında vatandaşların ekonomik sorunları da gündeme getirdiğini belirtti.
Ankara Anafartalar’da yaptığı esnaf ziyaretinde bir kuyumcunun kendisine ekonomiden daha önemli gördüğü konunun “çerçeve yasa” olduğunu söylediğini aktaran Özdağ, vatandaşların ekonomik sıkıntılar yaşadığını savundu.
Özdağ, Ankara’da bir meyve halinde görüştüğünü belirttiği kanser hastası ve eşini iki yıl önce kaybetmiş bir kadının 16 bin 300 lira dul maaşıyla geçinmek zorunda olduğunu söylediğini aktardı.
“Vatandaş gerçekten çok büyük bir ekonomik zulmün altında inliyor” diyen Özdağ, ekonomik sıkıntıların toplumun dayanma sınırlarını aştığını öne sürdü.
Özdağ, son dönemde gerçekleştirilen Süleymancılar operasyonu sırasında ortaya çıktığını söylediği yurt dışına 1 milyar dolarlık para transferi iddiasına da değindi.
Türkiye’den son yıllarda yurt dışına 80 milyar dolardan fazla para çıktığını öne süren Özdağ, yalnızca yurt dışında gayrimenkul satın almak amacıyla Türkiye’den çıkarılan paranın resmi rakamlara göre 12,5 milyar dolar olduğunu belirtti.
“Bırakın Türkiye'ye yabancı sermaye gelmesini, bu sene durum o noktaya gelmiştir ki Türkiye'ye giren sermayeden daha fazlası Türkiye'den çıkmış durumdadır” diyen Özdağ, ekonomik gelişmenin hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak, “Hukukun olmadığı yerde ekonomik gelişme olmaz” ifadelerini kullandı.
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 Bagimsiz Basin Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.